Dernek Başkanlarımızdan Merhum Ali Rıza Güven Amcamız Özel Programla Anıldı
20 Ağustos 2010 Cuma / Kestanepazarı’nda uzun yıllar dernek başkanı ve yönetim kurulu üyesi olarak hizmet veren Merhum Ali Rıza Güven, vefatının 4. yıl dönümünde anıldı. Kestanepazarı konferans salonunda gerçekleştirilen anma programına, merhumun döneminde öğrenci olan Kestanepazarı mezunları, merhumun kızları, torunları, akrabaları ve kurumlarımızda kalan öğrencilerimiz katıldı.
Program, Kur’an Kursları Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Türkiye Finalinde İzmir’i başarıyla temsil eden, Karabağlar Müftülüğü Kestanepazarı Hatay Kur’an Kursu öğrencimiz Şaban Gülbiten’in Kur’an tilavetiyle başladı. Programda, Samanyolu Televizyonu tarafından hazırlanmış olan, “Adanmış Ruhlar, Ali Rıza Güven” isimli belgeselden özetlenmiş görüntüler izlendi.
Program, merhumun hizmetlerini bilen ve onu yakından tanıyan kişilerin konuşmalarıyla devam etti.
Lütfi Görmez yaptığı konuşmada, Hacı Mustafa Urcan’ın, İmam Hatip Okulu yapılması amacıyla bağışladığı 2 dönülük arsayı, Hatay’da 25 dönümlük bir arazinin alınması söz konusu olunca, o günkü piyasanın rayiç bedeliyle satın almasının ardından, bugünkü Kestanepazarı Hatay Kur’an Kursu, B blok lise yurdu, İmam Hatip Lisesi ve DEÜ. İlahiyat Fakültesinin bulunduğu büyük arazinin nasıl Kestanepazarı’na kazandırıldığını anlattı.Görmez şunları söyledi:
“Bir gün, İzmir Belediye Meclisine seçilen arkadaşlarla birlikte, o dönemin İzmir Belediye Başkanı Osman Kibar’ın daveti üzerine makamına gittik.
- Osman Kibar: “Ben sizi, bir şey söylemek için çağırdım.”
- “Nedir?” dedik.
- “Sayın Başbakan telefon etti. ‘Ali Rıza Güven Bey’i İzmir’den birinci sıradan (milletvekilliği için) aday olmaya ikna edin’ dedi.”
“Bu teklifi kendisine ilettiğimizde, “Siz ne diyorsunuz.” der gibi, gülerek bizi geçiştiriverdi.” Demek ki düşünce, makam, mevki, şan şöhret değil…”
Prof. Dr. Cemal Sofuoğlu: “O ilimle değil, aşkla hizmet ediyordu.”
Programda DEÜ İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi, Kestanepazarı Mezunlarından Prof. Dr. Cemal Sofuoğlu bir konuşma yaptı. Sofuoğlu, konuşmasında şunları söyledi: “Bendeniz 1956 yılında Kestanepazarı’na hafız olarak geldim. Ben Hacı Amca’yı, o yıllardan beri tanıyorum.”“… Ali Rıza Amcanın bir insani yönü var ki, o yönünü anlamak çok daha önemlidir. Mesela bir defasında kendisini ziyaret ettiğimde, bir başkası geldi ve bir öğrencinin çok maddi sıkıntı içerisinde olduğunu söyledi. Hacı Amca çok duygulandı. Hemen elini cebine attı. “Şimdilik bunu o öğrenciye ver. O ihtiyacını gör. Daha sonra bir şeyler düşünürüz.” dedi. Bana göre bu yapılan davranış, ruhların en yücesinde olan bir davranıştır. Ruh ve iman yüceliğine erişilen bir davranıştır. Hz. Ebu Bekir de böyle yapıyordu.” “… Bir dava, sadece ona inanan parasız insanlarla yürümez. Paralı insanlarla, o davaya gönül veren bilgili kişilerin işbirliğiyle yürür.”“… Eğer Hacı Amca bir yazar, bir şair olsaydı, yazdıklarına bakarak, onun görüşleri şu şu şuydu diye takdim ederdik. Ama Hacı Amca’nın böyle bir kitabı yok. Onun kendisi kitaptır. Kendisini okumak gerektir. Ama bir insanı okumak o kadar zor bir iştir.”“… İslamiyet hakkındaki bilgisi neydi, bir ilim adamı gibi bilmiyordu, ama âşıktı, onda aşk, ilmin önüne geçmişti. O ilimle değil, aşkla hizmet ediyordu. Ve aşkını adeta sembolleştirecek bir aşka, bir imana sahipti.”“… Ben inanıyorum ki, vefat ettiğimizde Hacı Amcayla buluşacağız. Önce kıymetli eşleri, ve kızları buluşacak. (kızlarına hitaben) Eğer sizlerin maddi hırslarınız, eğlence ve dünya arzularınız ve dünyaya olan bağlılığınız, onun aşkına, onun imanına, onun sarf etmesine engel olabilecek bir derecede olsaydı, ya da siz bu arzularınızı gemlemeseydiniz, her halde Hacı Amca bu kadar hayırlı işler yapan, para harcayan bir insan olamazdı. Günlük hayatımızdaki faaliyetlerimize bize yön veren davranışların başında, eşlerimizin ve çocuklarımızın bize karşı olan tavırları vardır. O bakımdan, Hacı Amca’nın kızarlarını can-ı gönülden tebrik ediyorum. İnanıyorum ki, Hacı Amcanın kazanmış olduğu sevaplarından, onlar da nasiplerini alacaklardır.”“… O, çok iyi bir diyalog adamıydı.”“… Ben Kestanepazarı’na siyasetin, tarikatın, cemaatin girmesine kesinlikle karşıyım. Kestanepazarı’nın kendine özel bir misyonu vardır. Bu misyon, her hangi bir yere bulaşırsa, kaybolur, gider. Bana göre bu misyon devam etmelidir. Burası, kuruluş amacına uygun bir şekilde, aynı yolda devam etmelidir.”“… Kestanepazarı benim aşkım. Bunu böyle bilesiniz. Sadece benim mi, sizlerin de aşkıdır.”“… Ben toplumla ilgilenen bir kişi olarak, değerli kızlarının neler hissettiklerini anlatmalarını, yazmalarını isterim. Bu bizim için son derece önemli bir şey. Ben bunu duymalı, yaşamalı ve bir yerde bunu yazmalıyım.”“Hacı Amca üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır.”
Soldan (Prof. Dr. Cemal Sofuoğlu, Prof.Dr. Nevzat Aşık, Milli Kültür ve Ahlaka Hizmet Vakfı Başkanı Lütfü Görmez)
Prof. Dr. Nevzat Aşık: “Hacı Amca, kolaylaştıran bir idareci, bir babaydı.”
Prof. Dr. Nevzat Aşık, Hacı Amcayla 1980 senesinde tanıştık. 25 sene komşuluk yaptık, aynı mescitte namaz kıldık. Sabah ve yatsı namazlarını kesintisiz kıldık.”“… Hacı Amca, hayırsever, iyi bir müslümandı. İhlâslı, inançlı bir insandı. Her şeyi ciddiye alırdı. Kendisiyle görüşmek isteyen, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen insanları sonuna kadar dinlerdi. Problemlerini çözerdi.”“… Kolaylaştıran bir idareci, bir babaydı. Çözemeyeceği hiçbir problem yoktu. Alçakgönüllüydü, gayet müzevazı bir insandı. Onda kibir, gurur yoktu. Her namazı, veda namaz gibi kılardı.”Din İşleri Yüksek Kurulu Emekli Üyesi, Kestanepazarı mezunlarından Abdullah Özbey de bir konuşma yaptı. Özbey şunları söyledi: “Ben Hacı Amcayı, Peygamber Efendimizin en yakını olan Hz. Ebubekir’e benzetiyorum. Her devirde, Peygamber Efendimizin yetiştirdiği örnek nesil, sahabe neslinin misalleri vardır. Hacı Amca, 14 asırdan beri, önemli dönemlerde Hz. Ebu Bekir, Hz. Osman, Hz. Ömerler gibi, seçkin sahabe Müslümanları gibi hayatını sürdüren Müslümanlardan birisiydi.”
Programın sonunda, mezunlarımızdan ve uzun yıllar hoca ve yönetici olarak Kestanepazarı’na hizmet etmiş olan, Fidan Eğitim Kurumları Derneği Onursal Başkanı Hulusi Hatiboğlu hocamız, Hacı Amca’nın, genç nesillere örnek olması için anlatıldığını ifade etti. Onun bu programdan hoşnut olduğuna inandığını belirten Hatiboğlu: “Hacı Amca, Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi, güzel atlara binerek, dünyayı terk eden güzel kişilerden biriydi.” dedi.
Mezarı Ziyaret Edildi
20 Haziran 2010 Çarşamba günü ikindi namazı öncesi, hayattayken kendi adıyla yaptırmış olduğu Ali Rıza Güven Camii’nde Kur’an tilavet edildi. Namaz sonrası mezarı ziyaret edilerek dualar edildi.
Hacı Amcaya rahmet diliyor, yeni nesil öğrencilerimizin onu model almalarını temenni ediyoruz.

